loader
TÜRK YUNAN SAVAŞINI BAŞLATACAKTIM

TÜRK YUNAN SAVAŞINI BAŞLATACAKTIM

Bu günlerde Yunanistan ile gerginlik had safhada. Yaşananları izleyince anılarım canlandı. Bundan 26 yıl önce Ege denizinde yer alan Kardak Adası, tıpkı bu günkü gibi Türkiye ve Yunanistan’ı savaşın eşiğine getirmişti. O yıllarda ben Milliyet Gazetesi’nde çalışıyordum. Bu kriz esnasında Türkiye Yunanistan’ı savaşın eşiğine getirmeye sebep olmuştum. 21 yıl önceki muhabirlik anımı anlatmadan önce Kardak ve kriz hakkında önce size kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Tarihe Kardak krizi olarak geçen olay, 1996 yılının Ocak ayında yaşandı. Figen Akat adlı Türk gemisi 25 Aralık 1995 tarihinde Ege Denizi’ndeki, Bodrum’un 3.8 mil uzaklığındaki Kardak kayalıklarında karaya oturdu. Bu olaydan sonra Yunanistan, deniz kazasının kendi karasularında olduğunu ileri sürdü. Türkiye ise söz konusu adaların kendisine ait olduğunu belirtti. Ege’de Bodrum kıyıları ile Yunanistan’ın Kalimnos (Kilimli) Adası arasında kalan ıssız iki adacıkta karaya oturmuş olan gemi, kendisini çekmeye gelen Yunan kurtarma ekiplerinin yardımını reddetmişti. Ancak yine de “Figen Akat”, Yunan kurtarma ekipleri tarafından çekilerek Türk kıyılarına teslim edilmişti. Ancak Türk ve Yunan kamuoyunun daha sonra “Kardak” kayalıklarının “kime ait olduğu” tartışması, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirecekti.

1996’nın Ocak ayı sonlarında, Yunan TV kanalları, Türkiye’nin Kardak kayalıklarında “gözü olduğunu” yaymaya başlayınca Kalimnos adasındaki bir din adamı, Belediye Başkanı, iki gazeteci ve adanın polis komiseri, Kardak kayalıklarının birine çıkarak Yunan bayrağı dikmişti. Bu duruma dönemin Başbakanı Tansu Çiller sert tepki göstererek “Yunan gemilerinin orada işi ne? Bu kayalıklar bize ait, Yunan gemilerinin oralarda dolaşmasına müsaade edemeyiz” şeklinde sert açıklamada bulunmuştu.

BAYRAK DİKİLDİ

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller tarihe mâl olan, “O asker gidecek, o bayrak inecek!” açıklamasını yaptı. Türkiye’nin kararlı duruşuyla birlikte Türk SAT ve SAS komandoları düzenledikleri gece operasyonuyla yandaki batı Kardak’a çıkıp Türk bayrağı diktiler.

İşte Başbakanının O BAYRAK İNECEK O ASKER GİDECAK açıklamasıyla aklıma gelen fikri İstanbul’da Genel Müdürüm Taner Atilla ile paylaştım. Ben Ege kıyılarını daha doğrusu Kaş, Antalya kıyılarını ve insanlarını iyi tanıdığımdan dolayı Kardak’a çıkıp Türk bayrağını dikeceğimi söyledim. İstanbul işin ucunda ölüm olabileceğini söyleyince her türlü sorumluluğu alıp adaya çıkmayı istediğimi söyledim. Bu arada 2 kez de Meis Adası’na zamanında bir turist gibi gitmişliğim vardır.

İstanbul teklifi kabul edince Best Ajansın sahibi Celal Vecel ile anlaştım. Kamera çekimlerini o yapacaktı. O yıllarda Aydın Doğan’ın sahip olduğu Milliyet Gazetesi ile birlikte Kanal D’de çalışıyorduk. Celal Vecel gözü pek bir arkadaş olarak o da benim gibi Türk bayrağını dikmek için ölümü göze almıştı.

Birlikte Kaş ilçesine geldik. Kale Üçağız’da yaşayan bir tekne sahibiyle anlaştık. Bizi Kardak’a götürmeye onu ikna ettik. Bizi bırakıp 1 saat sonra gelip alacaktı.

HALKTAN TEPKİ

Kaş’a geldiğimizde birçok gazeteci de Kaş’taydı. Liman komutanıyla görüştük, düşüncelerimi açıklayınca sert tepkiyle karşılaştım. ‘’Olmaz’’ dedi. Kararlıydım. O bayrağı Tatvanlı Celal ile Diyarbakırlı Mahmut Kardak’a dikeceğiz dedim komutana. Salih Erişin restoranında sahilde bekleyen Celal ile planı uygulamaya sokmayı konuşurken, birden birkaç Kaşlı yanımıza gelerek ‘’Defolun buradan siz savaş çıkarmaya mı geldiniz. Biz Yunanlılarla komşuyuz. Meisli vatandaşlarla kardeşiz dediler. Ben olayın anlamını anlatmaya başlarken, birden kalabalık 150-200 kişiye çıktı. Tekne ve restoran sahipleri bize varmaya başladı. Nerdeyse linç edilecektik.

Ben kararlıydım. Oradan uzaklaştık Demre’den Üçağız’a oradan Kardak’a çıkmayı kararlaştırdık. Her hareketimizi İstanbul’a gazeteye bildiriyordum. İstanbul bana ‘’Biraz bekle’’ talimatı verdi. Birden bizim Kardak’a çıkışımız taaa Başbakan Tansu Çillere kadar ulaşmış ve Kardak’a çıkmamamız için gazeteye baskı yapılmış. Genel Müdürüm kesin dönün talimatı verdi ve bizim Kardak hayalimiz suya düştü.

Bizim Kardak’a çıkma planımızı duyan Dally Nevs Akdeniz temsilcisi Hasan Üstün benimle bu çıkış planını haber yaparak 8 sütuna manşet olarak verdi.

Ben o bayrağı dikmeden önce çok düşündüm.  İlk ihtimal ben gidersem Yunan feribotu ateş açabilirdi. İkinci ihtimal beni tutuklayarak, casuslukla suçlayabilirdi. Diğer ihtimal ülkemi savaşa sokma riski yaşanacaktı. Her ihtimal da hiç iç açıcı değildi ama ben o bayrağı dikmek istiyordum…

Şimdi düşünüyorum da her ihtimalde biz ölsek, savaş çıksaydı bile olsaydı o yıllarda Meis, Kardak, belki de Girit eskiden olduğu gibi Türkiye toprakları olacak, belki de 10 Kasım’da Atamız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evde 10 Kasım’ı kutlayacaktık. Belki de bu Akdeniz, krizi artık yaşanmayacak tarihin akışı değişecekti…


Etiketler: Yunanistan türkiye akdeniz doğu akdeniz

Şimdi Paylaş

0 Yorum

Yorum Yap

CAPTCHA Image 

Benzer Haberler

Bir Gazeteciye Daha Saldırı! Gazeteci Ergin Çevik 3 kişi tarafından darp edildi.

ÇGD BASIN AÇIKLAMASIDIR

Gazetecilere dönük saldırılara bir yenisi daha eklendi. Güney Haberci Haber Portalı Genel Yayın Yönetmeni Ergin Çevik, dün akşam saatlerinde Antalya Aksu’da, 3 kişinin saldırısına uğradı.

Gazeteci Ergin Çevik kimliği belirsiz ü&cced...

Aksigorta Dijital Asistanı ile 3 milyon başarılı işlem gerçekleştirdi

Dijitalleşme stratejileri doğrultusunda Nisan 2018’de sigorta sektörünün ilk yapay zekâ uygulaması ADA’yı (Aksigorta Dijital Asistan) başlatan Aksigorta, 2 yılda 3 milyon başarılı işlem gerçekleştirdi.

Yeni nesil sigortacılık dönemini başlatan ve dijitalleşmeyle birlikte sigortacılığ...

Bentour Reisen'in Türkiye koordinatörlüğü görevine Vildan Erdin getirildi.

1 Ekim tarihinde görevine başlayan Erdin, turizmdeki kariyerine H.W. Feustel seyahat firmasının İstanbul faaliyetlerinde çalışarak başladı.

Erdin daha sonra İngiltere ve Almanya pazarlarında faaliyet gösteren Golden Horn Travel ve Delta Reisen tur operatörlerini temsil eden Metro Turizmde görev aldı.

...