loader
Enes’in Azmi Hayranlık Uyandırdı

Enes’in Azmi Hayranlık Uyandırdı

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşamını idame ettirmeye çalışan 23 yaşındaki genç bir fidan, kendi ayaklarının üstünde durmak için çabalayan. Engelli olmanın başarıya engel olmadığını kanıtlamayı kendine dava edinmiş içimizden birisi, Enes Özmoğul, 22 Mayıs 1999’da yaşamını sürdürdüğü ilçede doğmuş. Kısa bir hayat hikayesini öğrenmek istediğimizde, bize ailesinin engelli olduğunu doğduktan sonra öğrendiğini ve o zamanlar ultrason gelişmediği için hamilelik sürecinde engelli doğacağının görünmediğini söyledi. Belki de bu onun için büyük bir şanstı, bunu doğduktan sonra babasının ve babaannesinin onu istememesinden anlıyoruz. O zamanlar ultrason gelişmiş olsaydı bu pırlanta gibi çocuk hiç dünyaya gelmeyebilirdi. Tabi ailesi içinde bu süreç kolay işlememiş olmalı ki, çocukları için pembe hayaller kuran ailesi engelli bir çocukla karşılaşınca ne yapacağını şaşırmış, aslında bu durumu şaşkınlık kelimesi ne kadar açıklar bilmiyorum fakat başka ihtimallerin olma ihtimalini insan düşünmek istemiyor ama ilerleyen zamanlarda sevgisiyle ailesini kucaklayınca ilk baştaki düşüncelerinden eser kalmamış. Enes’in engelli olması eğitim hayatının daha erken başlamasına sebep olmuş. Okula başlamadan önceki dört yıl rehabilitasyon merkezinde sonrasında anaokul, ilkokul derken en son lise, liseden sonra eğitim hayatına devam edememiş. Neden Üniversiteye gitmediğini sorduğumuzda engelli bir bireyin tek başına başka bir şehirde yaşamaya cesaret edemediğini ve zorlukların üstesinden gelemeyeceğini düşündüğünü söyledi. Okul yıllarındaki anılarından bahsetmesini, engelli bir vatandaşın sıradan insanların gittiği okullarda okumasının avantajlarını ve dezavantajlarını sorduğumuzda ise anılarından bahsetmek istedi. Anaokul yıllarında Enes’e sıradan bir çocukmuş gibi davranmışlar ve hiç eksiklenmemiş ilkokula başladığında ise arkadaşlarının aşırı iyi niyetli olması onun kırılmasına sebep olmuş. Enes bu durumu şu şekilde açıklıyor.” İlkokula yeni başladığım zamanlar engelli olduğumu çok hissettim kendi ihtiyaçlarımı karşılayabileceğim durumlarda bile yardım etmeye kalkıştılar, bu zamanlarda kendimi kundakta bir bebekmiş gibi hissediyordum ama zamanla zaten temel ihtiyaçlarımı kendimin giderebileceğimi arkadaşlarıma gösterdim. Liseye başladığımda da bu hikaye değişmedi yine onlara temel ihtiyaçlarımı kendimin giderebileceğini gösterdim. Önemli olan insanın kendini geliştirmesi, karalar bağlamanın bir anlamı yok ben bu yaşıma kadar hep buna inandım ve hep bu idealle yaşadım.” Enes’in bu sözlerine şahit olunca engelli vatandaşların toplumun arkasında kalmasının en büyük sebebinin rahatsızlıkları değil de bu rahatsızlıkları bahane ederek onları işe yaramaz, külfet olarak gören toplum olduğunu anlıyoruz. Enes diğer engelli bireylere göre kendine çok şey kattığını ve diğer engelli bireylerin bu durumu dünyanın sonuymuş gibi görerek hayatlarını yaşanmaz bir hale getirdiklerini ifade etti.

Sokağa Çıkmakta Bile Tereddüt Ediyorlar

Kendisini hem sosyal anlamda hem de mental anlamda geliştirdiğini ve bu durumunu kabullenmeden hayatın yaşanmaz bir hale geleceğini ifade eden Özmoğul “ Engelli bireylerin rahatsız oldukları mesele alışmış ve kabullenmiş oldukları engelleri değil de, insanların asgari manada kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen engelli bireylere muhabbet ederken bile kelimeleri seçerek ve bu bireylere acıdıklarını belli etmemek için yaptıkları veya sergiledikleri davranışlarla aslında onları daha çok kırdıklarının farkında olmayışı üzüyor. Artık sokağa çıkmakta bile tereddüt eden engelliler var”

Aynı durum Enes’e hep kuvvet vermiş. Diğer engelliler eve kapandıkça Enes daha da sosyalleşmiş, dört elle sarılmış hayata. Diğer engellilerin bu durumundan bahsederken gözlerinin büyümesi ve sesinin titremesi bana bir zamanlar onunda bu zorlu süreçleri yaşadığını ama nasıl olduysa bunları atlatabildiğini düşündürdü ama böyle olup olmadığını sormaya cesaret edemedim.

Lise son sınıfta bir film yarışmasına katıldığını ve bu yarışmada önce il birincisi ardından ise bölge birincisi olduğunu söyleyen Özmoğul, engelli olduğu için okul müdürünün arkasında durmadığını ve çalıştığı zamanları kendi devamsızlık hakkından yediğini söyledi. Edebiyat öğretmeni ise müdürü dinlemeyerek Enes’i hem teşvik ederek hem de çalıştırarak bu yarışmaya hazırlamış ve sonunda emeğinin karşılığını almışlar. Enes’in ailesine ve çevresine bir şeyler başarabildiğini göstermek için iyi bir fırsat olduğu kesin. Enes’te ayağına gelen bu fırsatı tepmeyerek iyi bir şekilde değerlendirmiş bence.

Enes liseden mezun olduktan sonra boş boş oturmayı kabullenememiş ve doktor doktor dolaşıp çalışamaz raporunu kaldırtmış ve engelli KPSS’ye çalışmaya başlamış. Yapılası zor bir şey aslında devlet çalışamaz raporu olan vatandaşlara belli bir miktar para yardımında bulunuyor ve bu rapor kaldırıldığında doğal olarak o paradan da mahrum kalınıyor. Bunun nedenini sorduğumda Enes’e söyle dedi:

“Çalışmak başkaları için bir yük gibi gözükebilir sırtında taşıdığı fakat bu durum engelli birisinin en büyük hayallerinden olabiliyor. Çalışamaz raporunu kaldırtmadan önce aldığım para eğer KPSS’den atanırsam alacağım parayla aşağı yukarı aynı, yani bu durumun parayla pek bir alakası yok diyebilirim. Benim çalışmak istememin tek sebebi insanlara yüzde doksanaltı engelli bir vatandaşında işe yarayabileceğini, kendi ayakları üzerinde durabileceğini göstermek. KPSS olmazsa özel sektörde şansımı deneyeceğim eğer o da olmazsa üniversiteyi kazanıp, üniversiteden sonra şansımı deneyeceğim ama ben bu dünyadan işe yaramaz, milletin sırtında yük gördüğü birisi olarak ayrılmayacağım” dedi ve Enes’in bu sözlerinde hissettiğim azim duygusu beni çok etkiledi. Enes’te olan azmin yarısı milletimizde olsa kim bilir şimdi nerelerdeydik. Belki de Enes’in bu azmi hepimiz için bir örnek teşkil ediyor..

Haber: Eyüp Dokuzlu


Etiketler: Manisa Turgutlu Enes AZİM HAYRANLIK Engelli Röportaj

Şimdi Paylaş

0 Yorum

Yorum Yap

CAPTCHA Image 

Benzer Haberler

DOWN SENDROMLU ÇOCUKLAR DOĞA İLE İÇ İÇE

Antalya Valisi Münir KARALOĞLU önderliğinde Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen ‘Yeşeren Çocuklar Projesi’ bu hafta down sen...

TÜRKİYE DÜNYANIN EN MUTLU 79’UNCU ÜLKESİ OLDU

 

2019 Dünya Mutluluk raporuna göre, dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya olurken, Türkiye’nin bu listeye 79’uncu sıradan giriş yaptığı görüldü.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Türkiye dünyanın en mutlu 79’uncu &uum...

Eşinin TikTok’u Kullanmasını Yasakladığı Bir Kadın İntihar Etti

Hindistan’da yaşanan bir olayda, eşinin TikTok kullanmasını yasakladığı 24 yaşındaki iki çocuk annesi genç kadın, zehir içerek intihar etti.

Sosyal medya bağımlılığı zaman zaman gerçekten ciddi bir sorun olabiliyor. Son olarak, Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde bulunan Perambalur adlı ş...