radyooo
besttv

​Alın size iki başkan tiplemesi….(1)

​Alın size iki başkan tiplemesi….(1)

Hani Meksika falan deniyor ya hem de oradan ..
Taze, taze….
General Lopez Santa Anna Meksika’nın kaymak tabakasına aitti. Ülkesi, o doğduğunda İspanya krallığının kolonisiydi. Ama İspanya, 19. Asrın başlarında artık o dünya keşiflerini yapan İspanya değildi. Kraliyet –kilise sarmalında boğulan zavallı ve sefil halk sesini bile çıkarmaya cesaret edemiyordu. Papazlar ülkeye veba gibi çökmüşlerdi, bilim sapık bir dinci anlayışa feda edilmişti.
Meksika da farklı değildi, Kilisenin önceliği her şeyden önde geliyordu. Ülke ve ahali papazların iki dudağı arasındaydı. En ufak laik bir çaba, derhal din düşmanı ilan ediliyordu. Zaten Kilise bu ‘mağdur oldum’ senaryosunu yıllardan beri gayet güzel oynuyordu. Halk da inanıyordu, hem de deli gibi bir tutkuyla inanıyordu.
Santa Anna, aristokratların mesleği olan askerliği seçmişti, (O zamanlar Meksika İspanya toprağı sayıldığından İspanyol ordusu) hiçbir halta yarar başarısı yoktu, ancak böylesine yolsuz-ilkesiz ve yobaz ordularda terfi etmek için askeri başarı- bilgi hiç de şart değildi.
Fransız devrimin ateşi sonuçta bu zavallı Orta Amerika ülkesine de sıçramıştı, ne var ki Meksikalılar , Fransız olamazdı, sayısı çok az olan aydın da devrim yapamazdı. İş gene askerlere kalmıştı.
Adet yerini bulsun diye isyan etmişlerdi, İspanyol birlikleri üflesen yıkılacak gibiydi (1828-29)
Ama Lopez Santa Anna , ne olur- ne olmaz kaygısıyla isyancıların safından İspanyol efendilerinin safına geçmekte bir sakınca görmemişti. Sonra bakmıştı ki asiler kazanıyor, tekrar isyancıların yanına kapağı atmıştı. Dediğimiz gibi İspanyolların zaten canı çıkmıştı, ülkeyi bırakıp gitmişlerdi.
Vincento Guerro, Augustine İturbide ki her ikisi de direnişi ilk örgütleyenlerdendi, ve zaferi kazanacağı belli olunca Santa Anna onların yanına yamanmış ve adamların güvenini her nasılsa kazanmıştı. İlk ihanet edeceği adam da başkan İturbide sonra da Guerro olacaktı.
Ama halk Lopez’i seviyordu, nedeni belli değildi ama seviyordu, adam akıp giden savaş hakkında yalan söylüyordu, daha fazla seviyorlardı, adam veli nimetine ihanet ediyordu, halk daha fazla seviyordu…(nitekim böylesine bir deli sarmalı içinde tam 11 defa (yazıyla; on bir) başkan olacaktı.. Meksika da anlaşılan deve ve diken hikayesi geçerliydi..
Vincento Guerro ipi boylamıştı. İspanya kaybettiği toprakları geri almak için tekrar harekete geçtiğinde utanç verici bir şekilde yenilmişti. Santa Anna bir hayli meşhur olmuştu, bu şöhret onu başkanlık koltuğuna kadar taşımıştı.(1833) Kampanya boyunca eyaletlerden oluşan, federatif düzeni savunmuş ve özellikle kiliseye ne kadar bağlı bir adam olduğunu iddia etmişti. İşin başına geçince tüm bu söyledikleri buza yazılmış bir yazı gibi kalacaktı.(Kiliseye ve kerhaneye bağlılığı hariç)
1836 senesinde Teksas da ki beyaz yerleşimciler mırın-kırın etmeye başlamışlardı, vergi çoktu, Meksika idaresi zalimdi, idareciler beceriksiz ve yolsuzluk içindeydi… falan, falan… asıl niyet kuzey de ki komşuları gibi özgür bir biçimde köle sahibi olmak, ticaret yapmak ve az vergi ödemek istiyorlardı. Kuzey de ki beyazlar daha çok Protestandı, dolayısı ile Katolik kilisesinin yobaz baskısı nispeten çok azdı. Beyaz yerleşimciler bunu da istiyordu. Kenardan-köşeden ayaklanma hareketleri başlayınca..
Gırtlağına kadar yolsuzluk ve hırsızlığın içine batmış olan başkan-diktatör-baş yargıç- baş savcı Lopez Santa Anna, namı diğer Batının Napolyon’u dikkatleri başka yöne çekmek için(pabuçlarımın Napolyon’u) ülke tehlikede diyerek çizmeleri giymiş ve kılıcı kuşanmıştı. Kendisi ve ‘paşalarının ‘ üniformaları pırıl-pırıl ütülü ve şıkırdaktı, oysa askerlerin hali içler acısıydı.(Bakmayın , siz Alamo filmlerinde ki Holivut görüntülerine..)
Neyse, adam, 3-4 bin kişiyle sayıları 250 yi bile bulmayan tecrübesiz ve eğitimsiz Teksaslı gönüllü ile Alamo diye bilinen yerde kapışmış ve ilk hamlede kaleyi alamamıştı, çok fazla zayiatı göze alarak sonuçta amacına ulaşmıştı lakin itibarı da yerle bir olmuştu(kale müdafilerinin hepsi öldürülmüştü, bu olay Teksas ve Amerika birleşik devletleri içinde bir efsane haline getirilecekti.) Savaş sanatında Napolyon ‘u taklit eden bu adam Goliad diye bir yerde ise bir başka rezalete imza atacak ve teslim olan özgürlük gerillalarını da katl edecekti.
Üstün körü, oradan buradan toparlanan Teksaslı savaşçılar San Jacinto diye bir yerde yaklaşık 15 dakika içinde tüm Meksika sefer gücünü yok etmişlerdi. Bizim çakma Napolyon o esna da karargahta bir hatun ile çadırında oynaşırken yakalanmış ve kadını yüz üstü bırakarak bir ‘nefer’ kılığında kaçmıştı. Esirler arasına katılmış, yürürken, subayları tarafından tanınmıştı, subaylar saygı göstermek için ayağa kalktıkların da ‘Kalkmayın lan, uyandırmayın’ demesine rağmen Teksaslı oduncular Meksika’nın başında ki adamı , Amerikalı general ,ünlü Sam Houston’un önüne cami kapısına bırakır gibi getirip atmışlardı, Büyük Lopez Santa Anna’yı.. Sam Houston bir Anglo-saksondu adamın asılmasına mani olmuştu onun istediği Teksas idi, e, onu da almış yetmemiş Santa Anna’yı rezil etmişti daha ne olsundu?
Ama Meksika halkı adamı sevmişti bir kere…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar